Hollanda: Amsterdam’da Tabakspanden işgalevi çatışmalarla tahliye edildi

Polis, Amsterdam’ın merkezinde bulunan ve en bilinen işgal evlerinden birine sabah saatlerinde baskın düzenleyerek tahliye etti. Spui caddesinde bulunan Tabakspanden olarak bilinen işgal evi 1980’lerden bu yana squatçılar tarafından kullanılıyordu. Şimdi binaya sahip olan De Key şirketi, binayı apartmana ve ofise çevirmek istiyor. Eylemciler tahliyeye karşı barikatlar kurdu ve polisle çatıştı. 8 eylemci gözaltına alındı.

[..Daha fazla bilgi]

Fransa: Sivens Ormanında Mücadeleye Devam! ZAD Direniyor!

Fransa_SivensFransa hükümetinin, ülkenin güneyindeki Sivens Ormanı’nda inşa etmeye çalıştığı baraja karşı direnen ZAD hareketi, 6 Mart Cuma günü polisin saldırısıyla karşılaştı.

ZAD-KOS aktivisti bir arkadaşımızın da aralarında olduğu, Testet alanındaki tüm ZAD aktivistleri, polisin yanında sivil faşist milisler ve baraj yapımını isteyen bazı çiftçilerin ortak saldırısına direnerek gözaltına alındı. Yaklaşık 200 kişinin polisle çatıştığı saldırı sonucu, 10 ZAD aktivisti yaralandı. Polis direniş alanındaki karavanları ve ZAD’ın sembol ağacını yağmaladı. [..Daha fazla bilgi]

İtalya: İşgal binası Hotel Concorde’un elektrik kesintisine karşı blokaj ve işgal

Floransa_Hotel_ConcordeBarındırma Hareketi’nin bir parçası olan yaklaşık 50 ailenin yaşadığı Hotel Concorde işgalinin 4 subat günü elektriğinin kesilmesi üzerine. İşgalde yaşayan aileler işgal önündeki yolu bloke ettiler.

Hotel Concorde’da mücadele sürerken, eyleme destek olarak yaklaşık 100 kişi, yine Floransa’daki başka bir kullanılmayan binayı işgal etti. Yaşasın dayanışma.

Not: İtalya’da işgal evleri çatısı altında yada politik örgütler altında örgütlenen evsiz aileler yada insanlar toplu halde işgal eylemleri gerçekleştiriyor. Mücadele içinde bulunan bütün ailelerin, 5-10 aile için işgal yapılacağı zaman işgale destek vermeleri, polisin boşaltmaya gelecek olmasi durumunda, desteğe gelmeleri gibi zorunlulukları bulunur. Bu şekilde bir çok şehirde anarşistlerin, komünistlerin yada barınma hakkı savunucularının örgütlemiş olduğu birlikler vardır. [..Daha fazla bilgi]

İstanbul: Caferağa Boşaltıldı, “Saraylara Karşı Mahalleevi” Sloganı Yükseliyor

Kadıköy’deki Caferağa mahalleevine sabah erken saatlerinde gelen polis, saat 10.30 sularında boşaltma işlemini tamamlayıp çekildi. Caferağa Dayanışması mahalleevi önünde akşam 19.30’da toplanma çağrısı yaptı.

Polis sokağa girişleri engelledi

Geçtiğimiz cuma günü mahalleevinin boşaltılması için Kadıköy Kaymakamlığından tebligat gönderilmişti. Caferağa Dayanışması’nın çağrısıyla mahalleliler mahalleevi önünde toplanmıştı. O gün eve gelmeyen polis bu sabah erken saatlerde eve girdi. [..Daha fazla bilgi]

İsviçre: Zürih’teki ABZ işgalevine polis saldırısı ve direniş

ABSGeçtiğimiz günlerde sabah 6’da gerçekleşen polis saldırısı ve ardından başlayan direniş 3. gününde kırıldı. 3 gün süren direnişin ardından polis içeridekileri de gözaltına aldı. 3 günlük direniş sonucu 20’ye yakın insan gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Karakök Otonom’undan bir aktivist de mevcut.

Anarşistler ve solcu aktivistler 3 gündür işgalevini savunmak için canla başla direndiler. Binaya ve mahallede bulunan yollara içlerine beton döktükleri çöp kutularından barikatlar kuruldu. Polis barikatları aşabilmek için 5 saat boyunca uğraştı. Barikatlar ancak vinçlerin yardımıyla kaldırılabildi.

Zürih’te toplam 17 işgalevi var. Ve ABZ’ye yapılan baskına karşı işgalevi sakinleriyle dayanışmak için diğer işgalevlerinden bir çok insan binanın önüne geldi.

İşgalevleri anarşistlerin mücadelesiyle kazanılmıştır. Kolay bir şekilde geri alınamaz. [..Daha fazla bilgi]

[Ankara] Atopya İşgal Evi: Sistemdeki Çatlak

Ankara’nın ilk işgal evi, Atopya’dakiler anlattı: Amacımız işgali yaygınlaştırmak; ama sadece bir kültür evi değil de eylemli anarşi olarak. Bu, sistemdeki bir çatlaktır ve bu çatlaklar büyümeli, yeni işgal evleri oluşmalı.

Başkentin göbeğinde, Başçavuş’ta bir işgal evindeydik. Sohbet bitip evden ayrıldığımızda, yaklaşık 15 kişilik grubun içerisinden neredeyse kimsenin ismini sormadığımızı, ismimizin sorulmadığını fark ettik. Bize verilen kimlikleri üzerimizden çıkarmış, sadece insan olarak birbirimizle iletişim kurmuştuk ki bu bizim için çok yeni bir şeydi.

Atopya hem bizim İstanbul’dan aşina olduğumuz işgal evlerinden ve sıkışmış hayatlarımızdan çok farklı hem de aslında orada yaşayan insanlar için de alışılmadık bir deneyim. Yeni doğmuş bir çocuğa heceleri tek tek ve büyük bir sabırla öğretirmiş gibi kendi pratiklerini okudukları ve okudukları üzerine düşündüklerinden yola çıkarak geliştirmeye çalışıyorlar. Bazı konularda net olamadıklarını, kuralları reddeden yapılarına rağmen eve beraberlerinde getirdikleri alışkanlıkları bırakana kadar birtakım kurallar belirlediklerini kabul ediyorlar. Kafalarında çelişkiler de var ve bunları aşmak için konuşup tartışıyorlar. Bu ülkede, hatta dünyada olmayan bir şey değil mi artık düşünmek? Bu nedenle çok değerli ve sahip çıkılması gereken bir hareket onların başlatmaya çalıştıkları bu yeni yaşam. [..Daha fazla bilgi]

[Ankara] Atopya İşgal Evine Polis Saldırısı

Polis, kara bayrakları ve Lice eylemlerini bahane ederek anarşist işgal evi Atopya’ya baskın düzenledi. Düzenlenen baskın sonrası işgal evinde bulunan 2 vicdani redci gözaltına alındı.

Gözaltına alınan arkadaşlarımızdan birinin kimliği Askerlik Şubesince zorla alıkonmakla beraber ikisi de serbest bırakıldı. [..Daha fazla bilgi]

[Ankara] Atopya: ‘İşgal’

1960’dan sonra Avrupa’da başlayıp, dünyanın bir çok bölgesine yayılan işgal evi pratiklerinin Türkiye yansımaları ancak son bir kaç yılda gerçekleşmiştir. İlk olarak İstanbul’da kendini gösteren işgal evleri, bugün Atopya ile birlikte Ankara’da da varlık kazanmıştır.

Öncelikle Atopya bir işgal hareketidir. Hali hazırda işgal edilen binanın dışında yeni işgal evleri arzular ve bunun için uğraş verir. Buradan yola çıkarak da sosyal merkez ya da kültür evlerinden farklı bir çizgide yer almaktadır. Yani Atopya eylemde anarşinin mecrasıdır. Ve bu mecrada tüm sistemler, hazır reçeteler, kurallar reddedilir. Mülkiyet aşkı, iktidar sevdası, kendisinden başka kimseye yaşam hakkı tanımayan; ırkçı, türcü, cinsiyetçi, ben merkezci anlayışlar yok sayılır. Teorik açıklamaların, çözümlemelerin ve söylemin mütemadiyen ön planda tutulduğu bir dünyada artık sözün değil, eylemin kendisinin hayata geçmesi gerektiğini savunur. Hayallerdeki özgür dünyayı şimdi yaşama geçirmek ister.

Her şeyin bu kadar hızlı tüketildiği bir dünyada ; ezen- ezilen çarkı içerisine girmeden, her alanda kendini üretir. Doğrudan demokrasinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde uygulanacağı, insanın; insan ve doğa üzerindeki tahakkümünü reddeden; birlikte ve aynı zamanda özne olarak var olabileceği bir yaşam alanıdır. [..Daha fazla bilgi]

Atopya: Ankara’ da İşgal Evi

Türkiye’deki sayılı işgal evi pratiklerinden olan ve Ankara için bir ilk olma özelliği taşıyan Atopya işgal evi mücadelesine yakın zamanda başladı.

Her şeyden önce Atopya nedir diye sorduğumuz da şunları kesinlikle söyleyebiliriz: Atopya kolektif bir kafe ya da bir kültür merkezi değil,Bunların tam aksine sistemi olabildiğince üretmeme üzerinden yeni bir varoluşu biçimini kurgulayan,herkesin gelip ortak bir mücadele örebileceği ama kimsenin başka birisi üzerinde iktidar kuramayacağı,insanların sisteme gerçek anlamda alternatif bir eylemliği üretebileceği bir deneyim Atopya işgal evi.

Atopya kendini anarşist bir bakış açısından kurguluyor ve kendi öz disiplinleri ile kaosun oluş halindeki düzeniyle kendini varlamaya çalışıyor. Herkesin mücadelenin bir yerinden tutmasına açık ama üretimsizliğin ve sistem içi öz disiplinden yoksun bir birleşimin çabasında olanları kesinlikle kendi içinde barındırmamak temel prensibi. [..Daha fazla bilgi]

Kadıköy’de yeni bir işgalevi: Bay Samsa

Bay_Samsa_Kadıköy

Kadıköy, Yeldeğirmeni – Don Kişot İşgal Evi’nden sonra Söğütlüçeşme, Eski Salı Pazarı kenarında bulunan boş bir bina işgal edildi: Bay Samsa İşgal Evi.

Semtte neredeyse 20 senedir boş duran, zaman zaman sokakta yaşayan insanlara bir çatı olan ve söylenene göre içinde çıkan yangın sonrası giriş ve çıkışları kapatılan bu binayı işgalci arkadaşlar ip ile tırmanarak işgal etmişler. Bir sonraki adımda ise ip ve tahta basamaklar ile yaptıkları bir merdiven ile bugünlük binaya giriş ve çıkışları gerçekleştirmişler. [..Daha fazla bilgi]